Böyle bir başlık açtım.Adminler anında sildi.Nedeni ne olabilir?
Sanal Kumar Bağımlılığı
Kumar oynayan tüm arkadaşlara birkaç örnekle bir paylaşım yapmak istedim.Belki bu hikayeler bir nebze de olsa bizi durdurur.
Bu konuyla ilgili girilen en popüler birkaç entry'yi paylaşıyorum.Belki okuyanınız yoktur.
1.
son bir ay içinde 3 personelime banka borcu sebebiyle icra geldi, kredi çekip kumar oynamışlar, 2 personel zimmete para geçirdi ve işten çıkartıldı, para da maaşlarının yarısı neredeyse. 1 personel eşinden ayrıldı, elinde avucunda hiçbir şey kalmadı ve sürekli arkadaşlarından borç isteyip tekrar tekrar kaybediyor, yakında iş akdi feshedilecek. yaş ortalamaları 22 ve ileride başlarına gelecek dertlerden zerre haberleri yok ya da umursamıyorlar. iş başvurusu yapanların çoğunun banka hesapları blokeli, hesapları kiraya vermişler yasadışı bahis için.
bu işin sonu hiç iyi bir yere gitmiyor, bu işten para aklayan tipler servetine servet katıyor, yasal bahis oynatan firma tekel oluşturmuş bahisleri ve oranları kafasına göre belirliyor, bu durum insanları yasadışı bahis sitelerine yönlendiriyor. kısaca, ülkede nereye elini atsan bok fışkırıyor, ileride bu konu gündemi çok fazla meşgul edecek.
kolay paraya ulaşma isteği ve sosyal medyada gördükleri hayata özenmeleri çoğu gencin sonunu getirecek. kasa her zaman kazanır ve kazanıyor, gençlerimizin geleceği kararıyor.
2.
bir kaç sene önce ismini veremeyeceğim kıbrıs merkezli bir şirket bizden 2 adet uygulama istemişti. bu uygulamalar casino işinde kullanılacağı için dışardan müdahaleye hiçbir şekilde izin vermemeliydi. uygulamayı yaptık sıra sitelerine entegre etmeye gelince bunlar beceremedi. mecburen yönetimi komple bize verip entegrasyonu yaptırdılar.öngörülemeyen sorunlar sebebiyle süreç yaklaşık 10 gün sürdü ve bu süreçte sitenin algoritmasına göz atma şansım oldu. canlı oynandığı düşünülen rulet oyunundan pokere kadar bütün oyunlar hileliydi. gençlerin dede dediği uygulamada ise 6 kademeli bir kazanç sistemi yapmışlar. düşük parayla oynayıp kaybetme ihtimaliniz yok gibi, yatırılan para arttıkça kazanma oranı %8e kadar düşüyor. en tuhafı bu uygulamaların çoğu kullanıcının anlık bakiyesini ve para yükleme alışkanlıklarına göre davranıyor. örneğin a kişisi ayda ortalama 3000 yatırıyorsa ve o gün son 50 tlsi kaldıysa kaybetme ihtimali yok. sistem kişinin kumardan soğumamısı için kasten ona kazandırıyor. eğer hızlı bir şekilde büyük bir para kaybedilse yine kullanıcıyı küstürmemek için “kaybetme bonusu” tanımlıyorlar. siz siz olun sakın bu sitelere düşmeyin çünkü kazanma ihtimaliniz yok.
3.
ibretlik iki hayat hikayesi bırakayım düşük ihtimal olsa da belki birileri ibret alır yol yakınken bırakır ya da hiç bulaşmaz.
birinci hikayemizin baş kahramanı memur kuzenim. kendisi evli iki çocuk babası efendi bir çocuktu. birden arabasını sattı babası sorduğunda “ev almayı düşünüyorum ondan dolayı sattım” demiş. daha sonra acı gerçek ortaya çıktı. adamın 4 milyon tl'ye yakın borcu çıktı. tüm sülale toplanıp kendi aralarında borçlarını kapattı. babası maaş kartına el koydu, tüm internet banka hesaplarını kapattı, tuşlu telefon alındı, maaşının ihtiyacı kadarını gelininin hesabına yolluyordu.
sonuç; bir ay oynamadı 2. ayda gecede 87 bin tl gömmüş. babası evlatlıktan reddettim diyor.
2. hikayemizin baş kahramanı liseden arkadaşım. bu arkadaşım da ilk senesinde üniversiteyi kazanan, üniversiteyi 3 yılda bitiren bitirdiği sene atanan 10 yıllık bir memur. uzun zamandır görüşmüyordum yaklaşık bir ay önce haberini aldım herif çalıştığı kurumdaki tüm mesai arkadaşlarına borç takmış, yetmemiş kuruma gelen vatandaşa borç takmış olay ortaya çıkınca başka yere atalamışlar orda da rahat durmamış görevden atılmış.
4.
çok tehlikelidir. bir hastalık gibi düşünün.
ofise geçen yıl bir mühendis geldi. iyi eğitimli, donanımlı biri… işinde de baya baya iyi bu arada. . cv falan on numara. ama beş parasız. hiçbir şeyi yok.
biraz hoşbeş selam kelam ettikten sonra bir gün bana whatsapp ile mesaj attı. bir arkadaşının çok ağır hasta olduğunu, onun tedavisi için para topladığını yazıyordu. üzüntümü dile getirerek yardımcı olamayacağımı söyledim. sonra bir daha yazdı. bir daha bir daha bir daha… her defasında da üzgünüm allah acil şifa versin dedim. iyi sinyaller almamıştım açıkçası.
whatsapp durumunda da bazen çok teşekkür ederim hastamızın durumu şöyle böyle diye bilgilendirici paylaşım yapıyordu. sonra para istemeye devam ediyordu. bir insan neden samimi olmadığı birinden ısrarla böyle para ister ki? çevresini tüketmiş çünkü. para alacağı kimse kalmamış. yalan söylediğini düşünüyordum. hoş samimi de olsam gözümle görmediğim kimseye yardım etmem.
ofiste herkesten böyle para toplamış. çaycıdan bile para almış amk. insanların aklına yalan söyleyeceği bir ihtimal olarak bile gelmemiş. (işinde iyi insanların genel olarak ahlaklı ve doğru olduğuna inanıyoruz. bu eleman işinde gerçekten çok iyiydi. hatta hepimizden bile iyiydi. onun kadar işini iyi yapan biri çok az görmüşümdür.)
sonra bu elemanın eski çalıştığı iş yerinden biri, ofisten bir arkadaşımıza sakın ha demiş. asla yardım etmeyin ona. sanal kumar bağımlısı. kazancının tamamını kumarda kaybeder; para bulmak için hepinizi yiyor o.
patron en son durumu ayıktırıp hadi gidelim şu hastamızı ziyaret edelim, tüm tedaviyi ben üstleneceğim deyince mırın kırın etmiş. üstüne patron , eski ofisinden gelen duyumları dile dökmüş, ısrar edince de eleman ağlayarak itiraf etmiş. sonuç? herif ileri derecede kumar bağımlısı çıktı rıza baba.
tabii bir süre sonra yol verdiler. o kadar çok yalan söylüyordu ki artık çalışma huzuru diye bir şey bırakmamıştı.
kumar öyle bir meret ki su gibi yalan söyletir insanlara. ben kumar bağımlısı adamdan her türlü düzenbazlığı, sahtekarlığı, alçaklığı beklerim. ona kumar oynatan şey ona her şey yaptırabilir.
gerçekten güvenmediğiniz, görmediğiniz, sözüne inanmadığınız kimseye yardım etmeyin. borç vermeyin. çoğu sahtekar insan kumar bağımlısı. ve sizi yiyor olabilirler. aman dikkat.
5.
etrafımızda o kadar çok var ki bu tiplerden. kimisi sürekli maçlara bahis yapıyor, kimisi akşama kadar dedenin şimşek çakmasını bekliyor.
en son 10 gün önce yaşadığım bir olayı anlatayım. bugüne kadar toplasan 2-3 kere toplam 1 saat muhabbetim olmayan bir tip bir pazar öğleden sonrası wa'tan abi naber diye yazdı. kendisi eğitimci, ve daha önce büyük oğlumu kursa yazdırsak mı diye düşünürken fikrini sormuştum. toplam muhabbetimiz bu yani. hal hatır faslını geçince hemen aradı, abi yazıp durmayım diye aradım dedi. sonra oğlan ne yaptı dersler nasıl falan filan derken abi bana çarşambaya kadar bi 15 bin yollar mısın dedi. telefonda net bir şekilde olur yada olmaz diyemedim aniden böyle bir talep gelince. ısrar etti, abi valla çok acil, yoksa istemezdim biliyorsun falan yaptı. telefonu kapattım ulan ne diyeceğim şimdi ben buna derken iban yolladı.
sonra bir düşündüm, pazar öğleden sonrası, ismim "o" harfi ile başlıyor, demek ki saat 16 ya kadar falan rehberde ancak o'ya gelmiş, bu beni öpecek dedim. akbank hesabıma girdim bunun istediği rakamdan çok daha fazlası var. sonra aklıma garanti bankası hesabım geldi, baktım 11 bin para var. ekran görüntüsü de alamıyorum, evdeki başka bir telefondan ekranın fotoğrafını çekip kendime attım. elemana yolladım. abim valla param var diye biliyordum, kredi kartını ödemişim, yokmuş dedim. tamam abi o zaman 10 bin yolla diyor!
pişkinliğe bir bakar mısınız? adam son 11 bin liramım 10 binini isteme cüretini gösteriyor. bak kardeş ben sana 10 bin yollarsam hesapta bin lira ile ben sabaha kadar uyuyamam, rahatsız olurum diyorum halen ısrar ediyor.
bakın, bu kumar bağımlılığıdır. normal bir insana, hastalık, kaza, bela vb bir şey olmadıktan sonra pazar öğleden sonra niye para lazım olur? muhtasar beyanname mi vereceksin? personel maaşı mı ödeyeceksin? çekin mi yazıldı 15 bin lira için pazar pazar? samimiyetin bile olmayan birinden tatil günü para istemek nasıl bir saygısızlık. üstelik karşındaki vermemek için bahane üretiyorken.
bu tarz insanların artık kendisine bile saygısı kalmamıştır eminim. benden 10 bini alacak, ya akşam maçlara bahis yapacak, yada slot çevirip yarım saatte 10-15 bini tüketip mal gibi karşı duvara boş boş bakacak. bir zaman sonra iş yerinde kafasına sıkmış halde bulunduğunu duyarsam şaşırmam.
kumarın her türlüsünden uzak durun.
olay yaşandı, eşim kimle konuşuyorsun diyince olayı anlattım. gülmeye başladı. 15 binin cebinde kaldı, hadi çıkalım da akşam yemeği ısmarla dedi. hazırlandık, dışarıda yedik.
6.
onu çocukluğundan beri tanırdım. neşeli, çok sosyal, güler yüzlü bir çocuktu.
benden 12 yaş küçüktü. ikimiz de istanbulda yaşamamıza rağmen genelde yazları ya da bayramlarda memlekete gittiğimizde görüşürdük.
önce başarısız kısa bir evlilik yaptı. daha sonra hayatının kadınını buldu ve 2. evliliğini yaptı. eşi de gerçekten muhteşem bir kadındı.
işi de iyiydi, saygın bir şirketi vardı, kendisi de sevilen biriydi.
3 yıl önce çocukta bir değişim farkettim, gözlerinin feri gitmiş, neşesini kaybetmiş gibiydi. çektim kenara neyin var? diye sordum.
abi bildiğin gibi değil, işler çok kötü ne yapsam toparlanamıyorum dedi.
bundan sonra daha çok arayıp sormaya başladım. her aradığımda sesi biraz daha kötü geliyordu.
geçen yıl bir gün ofisine uğradım.
üstü başı berbat, saç sakal birbirine karışmış.
-abi toparlayamıyorum kendimi öldürmeyi düşünüyorum hatta geçen gün yapmayı denedim son anda vazgeçtim.
eşinin 2 tane kedisi varmış, yazın ailesinin yanına ziyarete giderken kedilerini bizim oğlana bırakmış.
traşını olmuş, en güzel takım elbisesini giymiş, tam silahı şakağına dayamış tetiği çekecekken kedilerin korkacağı ve yerlerin batacağı aklına gelmiş ve vazgeçmiş.
böyle de incelikli çocuktu.
buna uzun uzun nutuk çektim, ticarette batmanın da çıkmanın da olduğunu söyledim.
hatta; olmuyorsa zorlama, gel benimle çalış borcunu harcını ödersin dedim.
oralı olmadı ama borç istemeye devam etti.
3 ay önce bebeği oldu. dünya güzeli bir kız çocuğu.
abi dedi; iyi ki o zaman o saçma şeyi yapmadım, dünyaya yeniden gelmiş gibiyim.
borcumu harcımı da azalttım her şey yoluna giriyor.
geçen çarşamba yine aradı sesi neşeliydi kısa süreliğine borç istedi.
ertesi gün sabah ablamın mesajıyla uyandım.
duydun mu kaan vefat etmiş dedi.
intihar mı? dedim.
evet dedi.
dayısı whatsapp'dan yazmış.
yeğenim hakkın rahmetine kavuşmuştur şu saatte şurada defnedilecektir.
atladım arabaya 3.5 saat yolculuktan sonra tam denilen saatte camiiye vardım.
ortalık mahşer yeri gibiydi. hiç böyle kalabalık bir cenaze görmemiştim.
musalla taşındaki tabutun yanına gittim. 2 metre boyunda bir çocuktu, tabuta sığmamış, tabutun ayak kısmını sökmüşler, ayakları dışarıda kalmış.
karısı bir köşede, annesi bir köşede ağlıyordu. onlar da ölmüş gibiydi.
orada sordum nedir bu hal diye.
halası anlattı;
3-4 yıldır sanal kumar oynuyormuş, altından kalkamayacağı kadar borçlanmış.
evde kendini asmış doğalgaz borusuna.
kedilerin psikolojisini bozmadan, ortalığı batırmadan kaçmanın bir yolunu bulmuş anlaşılan.
dün istanbula dönerken mezarına uğradım.
bak dedim gördün mü? 2 gün önce burası insan seliydi, şimdi burada tek başına yatıyorsun.
ben hakkımı helal ettim, umarım bırakıp gittiğin 3 aylık o minik bebek de helal eder.
boşuna dememişler kumarbaz son kumarını hayatıyla oynar diye.
oynamış, onu da kaybetmiş.